Fizyoterapist
4 Eylül Mah. Mevlana Cad. No:73 Kula/Manisa
Yetişkinlerde skolyoz, omurganın yana doğru eğrilmesi ve aynı zamanda rotasyon (dönme) ile birlikte seyreden üç boyutlu bir omurga deformitesidir. Bu durum, ergenlik döneminde başlayan skolyozun zamanla ilerlemesiyle oluşabileceği gibi, tamamen yetişkinlikte, yaşlanmaya bağlı dejeneratif değişikliklerin bir sonucu olarak da ortaya çıkabilir. 50 yaş üzerindeki bireylerde görülen vakaların çoğu dejeneratif skolyoz olarak tanımlanır ve omurlar arası disklerdeki bozulma, faset eklem dejenerasyonu ve kas dengesizlikleri bu süreci hızlandırır.
Yetişkin skolyozunun belirtileri arasında bel ve sırt ağrısı, kas spazmları, denge problemleri, hareket kısıtlılığı ve bazen sinir sıkışmasına bağlı bacaklarda uyuşma/karıncalanma yer alır. Estetik kaygılar da bazı bireylerde önemli bir problem hâline gelebilir. Yapısal bozukluk ilerledikçe postürde gözle görülür değişiklikler meydana gelir ve bu durum bireyin yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürür.
Yetişkin skolyozunun tedavisinde amaç, eğriliğin ilerlemesini durdurmak, ağrıyı azaltmak, hareket kabiliyetini artırmak ve bireyin fonksiyonel bağımsızlığını korumaktır. Cerrahi dışı tedavi yöntemleri genellikle ilk tercihtir. Bu kapsamda fizyoterapi büyük önem taşır. Tedavi sürecinde; kişiye özel egzersiz programları, omurga stabilizasyonu, core (merkez) kasları güçlendirme çalışmaları, germe egzersizleri ve manuel terapi uygulamaları öne çıkar.
Schroth terapisi gibi skolyoz spesifik yöntemler, üç boyutlu düzeltmeyi hedefleyerek omurgayı yeniden hizalamada ve postürü düzeltmede etkili olabilir. Ayrıca elektroterapi, kuru iğneleme ve ağrı kontrolüne yönelik TENS gibi uygulamalar destekleyici tedavi olarak kullanılabilir. Cerrahi, eğrilik derecesi çok yüksek olan veya sinirsel komplikasyonlara yol açan vakalarda gündeme gelir. Ancak fizik tedaviye erken dönemde başlanması, bu ihtiyacı çoğu zaman ortadan kaldırır.
Yetişkin skolyozunda dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan biri, düzenli takip ve uzun vadeli egzersiz alışkanlığıdır. Omurga eğriliği sabitlenmiş olsa bile, günlük yaşam aktivitelerinde bilinçli duruş ve vücut mekaniği alışkanlıklarının kazandırılması, semptomların artmasını önler. Bilgisayar karşısında oturma, ağır kaldırma, uzun süreli ayakta durma gibi omurgaya yük bindiren aktiviteler kontrollü şekilde düzenlenmelidir.
Ayrıca uygun yatak ve yastık seçimi, ergonomik sandalye kullanımı ve düzenli dinlenme periyotları ile yaşam konforu artırılabilir. Aşırı kilo skolyozu olumsuz etkileyebileceğinden beslenme düzenine de dikkat edilmelidir. Kısacası, skolyozla yaşam, sadece klinik müdahalelerle değil, bireyin günlük alışkanlıklarını yeniden yapılandırmasıyla da şekillenir. Fizyoterapist eşliğinde yürütülen bu bütüncül yaklaşım sayesinde, birey uzun vadeli kazanımlar elde edebilir.
Weinstein SL, Dolan LA, Wright JG, Dobbs MB. Effects of bracing in adolescents with idiopathic scoliosis. N Engl J Med. 2013;369(16):1512–1521. doi:10.1056/NEJMoa1307337
Copyright © 2025 Tüm hakları saklıdır. | Fzt. Gülsüm ÇAY | Made with happiness ♥