SAKROİLİAK EKLEM AĞRILARI

Sakroiliak (SI) eklem, omurganın alt kısmındaki sakrum kemiği ile leğen kemiği (ilium) arasında yer alır ve her iki tarafta da birer adet bulunur. Bu eklemler, gövde ağırlığını alt ekstremitelere aktaran önemli yapılardır. Aynı zamanda çok az hareket eden, ama yüksek düzeyde yük taşıyan eklemlerdir. Sakroiliak eklem kaynaklı ağrılar, bel ile kalça arasında hissedilen, bazen bacağa yayılan ve sıklıkla bel ağrısıyla karıştırılan bir sorundur.

Sakroiliak ağrılar; travmalar, gebelik, bacak boyu eşitsizliği, yanlış postür, kas dengesizlikleri veya bel fıtığı gibi durumlara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Özellikle uzun süre ayakta kalmak, merdiven inip çıkmak, tek bacak üzerinde ağırlık vermek ya da uzun yürüyüşlerde ağrının artması tipiktir. Ağrı genellikle tek taraflı hissedilir, ancak bazı hastalarda iki taraflı da olabilir. Tanı genellikle fizik muayene, palpasyon, fonksiyonel testler ve görüntüleme yöntemleriyle konulur.

Ne Yapılmalıdır?

Sakroiliak eklem ağrılarında tedaviye ilk olarak doğru tanı ile başlanmalı ve ağrının gerçekten bu eklemden kaynaklandığı netleştirilmelidir. Bu aşamada fizyoterapist değerlendirmesi, eklem hareket açıklığı, pelvik hizalanma ve kas aktivasyonu açısından oldukça önemlidir. Tedavi planı genellikle manuel terapi, egzersiz terapisi ve postüral düzeltmelerle ilerler. Manuel mobilizasyon ve manipülasyon teknikleri, sakroiliak eklemdeki sınırlı hareketliliği gidermek için oldukça etkilidir.

Ağrı kontrolü için TENS, sıcak-soğuk uygulamalar ve derin doku masajları gibi fiziksel modaliteler de destekleyici olabilir. Fizyoterapi sürecinde pelvik stabiliteyi artırmaya yönelik egzersizler (örneğin gluteus medius, transversus abdominis ve multifidus kaslarının aktivasyonu) oldukça önemlidir. Ayrıca bireyin günlük yaşam aktivitelerinde sakroiliak ekleme aşırı yük bindiren hareketlerden kaçınması gerekir.

Nelere Dikkat Edilmelidir?

Sakroiliak eklem ağrısı yaşayan bireylerin özellikle asimetriye neden olan hareketlerden kaçınmaları gerekir. Örneğin tek taraflı yük taşıma, tek ayak üzerine ağırlık verme, çömelerek çalışma gibi hareketler ağrıyı tetikleyebilir. Aynı zamanda yüksek topuklu ayakkabılar, yumuşak zeminli koltuklar ve düşük yataklar gibi duruşu bozan dış etkenler de kontrol altına alınmalıdır.

 

Egzersiz programı sırasında pelvik bölgenin dengesi ön planda tutulmalı, aşırı zorlayıcı veya ani yön değiştirme gerektiren aktivitelerden kaçınılmalıdır. Gebelik döneminde hormonların etkisiyle gevşeyen bağ dokusu nedeniyle sakroiliak ağrılar sık görülebilir; bu nedenle hamile bireylerde özel pelvik kuşaklar, güvenli egzersizler ve postür eğitimi ön plana çıkar. Uzun vadeli başarı için hastaya özel egzersiz programları, yaşam tarzı önerileri ve düzenli fizyoterapist takibi şarttır.


Kaynak:

Vleeming A, Albert HB, Ostgaard HC, Sturesson B, Stuge B. European guidelines for the diagnosis and treatment of pelvic girdle pain. Eur Spine J. 2008;17(6):794–819. doi:10.1007/s00586-008-0602-4