KULAK ÇINLAMASI

Kulak çınlaması ya da tıbbi adıyla tinnitus, dış ortamda hiçbir ses kaynağı yokken bireyin kendi başına bir ses algılaması durumudur. Bu ses; çınlama, vızıldama, uğultu, ıslık, tıkırtı gibi farklı formlarda olabilir. Tinnitus, tek veya çift kulakta görülebilir ve süreklilik gösterebilir ya da aralıklı olarak hissedilebilir. Hafif vakalarda yalnızca sessiz ortamlarda duyulurken, şiddetli vakalarda kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.

Tinnitus’un nedenleri çok çeşitlidir: yüksek sese maruz kalma, iç kulak hasarı, boyun ve çene bölgesindeki kas-iskelet sistemi disfonksiyonları, servikal omurga problemleri, kulak enfeksiyonları, işitme kaybı ve stres başlıca sebepler arasındadır. Özellikle temporomandibular eklem (TMJ) disfonksiyonu ve servikojenik (boyun kaynaklı) sebepler, fizyoterapiyle doğrudan ilişkilidir ve tedavi edilebilir yapılar olarak öne çıkar.

Ne Yapılmalıdır?

Kulak çınlaması şikâyeti olan bireylerde öncelikle ayrıntılı bir değerlendirme yapılmalıdır. Tıbbi muayene ile çınlamaya neden olabilecek işitsel, nörolojik ya da vasküler bir patoloji dışlanmalıdır. Eğer altta yatan ciddi bir neden bulunmazsa ve çene-boyun kaynaklı kas iskelet sistemi bozuklukları tespit edilirse, fizyoterapi devreye girer. Özellikle servikal omurga mobilitesinde azalma, postüral bozukluklar veya çene kaslarında gerginlik varsa, bunlara yönelik tedaviler tinnitus semptomlarını azaltmada etkilidir.

Fizyoterapistler tarafından uygulanan manuel terapi, tetik nokta enjeksiyonsuz tedaviler, servikal mobilizasyon teknikleri ve postüral egzersizler sayesinde hem kas-iskelet sisteminin yükü azaltılır hem de bireyin çınlama algısı azaltılabilir. Ayrıca boyun ve üst sırt kaslarının gevşetilmesiyle dolaşım rahatlar ve otonom sinir sistemi dengelenir. Gerekli durumlarda egzersiz terapisine biofeedback, gevşeme egzersizleri veya stres yönetimi teknikleri de entegre edilebilir.

Nelere Dikkat Edilmelidir?

Tinnitus yaşayan bireylerin, stresten uzak durması, uyku düzenine dikkat etmesi ve çevresel faktörleri kontrol altında tutması oldukça önemlidir. Özellikle sessiz ortamlarda çınlama daha baskın hale gelebilir, bu nedenle uyku sırasında düşük seviyeli beyaz gürültü makineleri kullanılabilir. Aynı şekilde kafein, alkol, nikotin gibi uyarıcı maddeler çınlamayı artırabileceğinden, bu alışkanlıklar da gözden geçirilmelidir.

Fizyoterapi sürecinde dikkat edilmesi gereken bir diğer konu, egzersizlerin ağrısız ve yavaş tempolu ilerlemesidir. Ani baş hareketleri, sert boyun rotasyonları veya kontrolsüz egzersizler semptomları artırabilir. Özellikle temporomandibular eklem kaynaklı tinnitus durumunda çiğneme kaslarını zorlayan alışkanlıklar (sakız çiğnemek, sert yiyecekler tüketmek) bırakılmalı, gece plağı gibi koruyucu ekipmanlar değerlendirilmeli ve ağız açıklığıyla ilgili bilinçlendirme yapılmalıdır.


Kaynak:

Baguley D, McFerran D, Hall D. Tinnitus. Lancet. 2013;382(9904):1600-1607. doi:10.1016/S0140-6736(13)60142-7