Fizyoterapist
4 Eylül Mah. Mevlana Cad. No:73 Kula/Manisa
Fibromiyalji, kas-iskelet sistemi ağrıları ile birlikte yorgunluk, uyku bozuklukları, hafıza ve ruh hali sorunlarıyla kendini gösteren kronik bir hastalıktır. Bu sendromun temel özelliği yaygın vücut ağrısıdır; genellikle boyun, sırt, omuz, bel, kalça ve bacaklarda hissedilir. Ağrılar çoğu zaman “yanma”, “batma” veya “sızlama” şeklinde tarif edilir. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür ve genellikle 30-60 yaş aralığında teşhis edilir.
Fibromiyalji’nin nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte; genetik yatkınlık, travmatik olaylar, kronik stres, enfeksiyonlar ve merkezi sinir sistemindeki ağrı işlemleme bozukluklarıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Beyindeki ağrı algısı eşiğinin düşmesi, bu kişilerin normalde ağrılı olmayan uyarılara bile aşırı duyarlılık göstermesine neden olur. Bu durum, fibromiyalji sendromunun hem fiziksel hem de psikolojik boyutlarını içeren kompleks bir tabloya dönüşmesine yol açar.
Fibromiyalji tedavisi multidisipliner bir yaklaşım gerektirir ve fizyoterapi bu tedavi sürecinde önemli bir yer tutar. İlk adım, kişinin fiziksel ve ruhsal durumu ayrıntılı olarak değerlendirilerek kişiye özel bir tedavi planı oluşturulmasıdır. Fiziksel aktivite, özellikle aerobik egzersizler, hastalığın en etkili tedavi yöntemleri arasında yer alır. Yürüyüş, yüzme, hafif tempolu bisiklet gibi aktiviteler, kasları güçlendirirken ağrıyı ve yorgunluğu azaltmaya yardımcı olur.
Ayrıca germe egzersizleri, duruş düzeltme çalışmaları ve manuel terapi teknikleri ile kaslarda biriken gerginlik azaltılabilir. Fizyoterapistler tarafından uygulanan sıcak uygulama, TENS ve hidroterapi gibi yöntemler, ağrı kontrolüne katkı sağlar. Egzersiz programları yavaş ilerlemeli, kişinin sınırlarına saygılı olunmalı ve sürece sabırla yaklaşılmalıdır. Egzersizlere ek olarak bilişsel davranışçı terapi, stres yönetimi teknikleri ve uyku hijyeni eğitimi ile tedavi desteklenmelidir.
Fibromiyalji yönetiminde başarı, sadece fiziksel tedaviye değil; bireyin yaşam tarzında yapacağı değişikliklere de bağlıdır. Öncelikle hastalıkla başa çıkmak için stres kontrolü büyük önem taşır. Meditasyon, yoga, nefes egzersizleri gibi gevşeme teknikleri günlük rutine dahil edilmelidir. Uyku düzenine dikkat edilmeli, her gün aynı saatte uyuyup uyanmak alışkanlık hâline getirilmelidir.
Bununla birlikte, aşırı egzersiz yapmak kadar hareketsizlik de fibromiyaljiyi tetikleyebilir. Dengeli bir tempoyla ilerleyen, kişiye özel hazırlanmış egzersiz programları düzenli şekilde uygulanmalıdır. Kafein, alkol ve işlenmiş gıdalar gibi bazı besinlerin semptomları kötüleştirdiği bilinmektedir; bu nedenle beslenme alışkanlıklarının da gözden geçirilmesi gerekebilir. En önemlisi ise hastalığın “gerçek” ve “yönetilebilir” olduğunun kabul edilmesi ve bireyin aktif olarak iyileşme sürecine katılmasıdır.
Clauw DJ. Fibromyalgia: A clinical review. JAMA. 2014;311(15):1547–1555. doi:10.1001/jama.2014.3266
Copyright © 2025 Tüm hakları saklıdır. | Fzt. Gülsüm ÇAY | Made with happiness ♥