DONUK OMUZ

Donuk omuz, tıbbi adıyla adheziv kapsülit, omuz eklemini çevreleyen kapsülün kalınlaşması, sertleşmesi ve daralması sonucu oluşan, hareket açıklığını kısıtlayan ve ciddi ağrıya yol açan bir hastalıktır. Bu durum genellikle sinsi şekilde başlar ve zamanla omuz hareketleri ciddi şekilde sınırlanır. Özellikle kolu yukarı kaldırma, arkaya uzanma veya saç tarama gibi basit günlük hareketler bile oldukça zor ve ağrılı hale gelir.

Donuk omuzun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, şeker hastalığı, tiroid hastalıkları, uzun süre omuzun hareketsiz kalmasına neden olan durumlar (örneğin travma, cerrahi sonrası istirahat) ve bazı otoimmün süreçlerle ilişkilendirilmiştir. Genellikle üç evrede ilerler: donma (ağrılı evre), donmuş (hareket kısıtlılığı ön planda) ve çözülme (iyileşme) evresi. Bu süreçler aylar sürebilir ve tedavi edilmediğinde omuz fonksiyonları kalıcı olarak etkilenebilir.

Ne Yapılmalıdır?

Donuk omuzun tedavisinde erken tanı oldukça önemlidir. İlk aşamada amaç ağrının kontrol altına alınması ve eklemdeki iltihabi sürecin yatıştırılmasıdır. Bu nedenle fizyoterapiye başlamadan önce ağrı kesici ve anti-inflamatuar ilaçlar, sıcak-soğuk uygulamalar ve istirahat önerilir. Ancak bu istirahat, omuzun tamamen kullanılmaması anlamına gelmez; çünkü uzun süreli hareketsizlik, tabloyu daha da kötüleştirebilir.

Fizyoterapi sürecinde öncelikle pasif hareketlerle omuz mobilitesi artırılır. Ardından aktif-assistif ve aktif egzersizlerle hareket kabiliyeti kademeli olarak genişletilir. Germe, eklem mobilizasyonları, TENS ve ultrason gibi fiziksel ajanlar, ağrıyı azaltmak ve hareket açıklığını artırmak için yaygın olarak kullanılır. Tedavi süreci, bireyin hastalığın hangi evresinde olduğuna göre şekillendirilir ve sabırla ilerlenmesi gerekir. Gerekli durumlarda kortikosteroid enjeksiyonları veya artroskopik gevşetme gibi cerrahi girişimler de düşünülebilir.

Nelere Dikkat Edilmelidir?

Donuk omuz tedavisinde en kritik konulardan biri sabırlı ve istikrarlı bir rehabilitasyon süreci yürütmektir. Çünkü bu durumun doğal iyileşme süreci bile 1–3 yıl sürebilir. Egzersiz programları kişinin ağrı toleransına göre kademeli olarak ilerletilmeli; zorlama veya ani hareketlerden kaçınılmalıdır. Aşırı agresif tedavi yaklaşımları, kapsülde mikrotravmalara yol açarak iyileşmeyi geciktirebilir.

Ayrıca egzersizlerin doğru teknikle uygulanması büyük önem taşır. Günlük hayatta omuzu zorlayabilecek ağır kaldırma, baş üstü aktiviteler ve ani yön değiştirme gibi hareketlerden kaçınılmalıdır. Uyku pozisyonu da önemlidir; omuzun üzerine yatmak şikayetleri artırabilir. Kişi, fizyoterapistin verdiği ev egzersiz programına bağlı kalmalı ve düzenli kontrollerle sürecin doğru ilerlediğinden emin olunmalıdır.


Kaynak:

Neviaser AS, Hannafin JA. Adhesive capsulitis: a review of current treatment. Am J Sports Med. 2010 Nov;38(11):2346-56. doi:10.1177/0363546509348048