MENİSKÜS

Menisküs, diz ekleminde uyluk kemiği (femur) ile kaval kemiği (tibia) arasında bulunan C şeklinde iki adet (medial ve lateral) kıkırdak benzeri yapıdır. Bu yapılar; eklem yükünü dengeli dağıtmak, şok emici görevi görmek, eklem stabilitesini sağlamak ve sürtünmeyi azaltmak gibi çok önemli işlevlere sahiptir. Özellikle sportif aktiviteler sırasında ani dönme, bükülme veya diz üzerine düşme gibi travmalar sonucu yırtılabilirler.

Menisküs yırtıkları genellikle ani ve keskin bir hareketle meydana gelirken; ileri yaş grubunda dejeneratif süreçlerle de ortaya çıkabilir. Belirtileri arasında dizde ağrı, şişlik, kilitlenme hissi, hareket kısıtlılığı ve merdiven inip çıkarken zorlanma yer alır. Yaralanmanın tipi (boyuna, yatay, flap vs.) ve konumu (kırmızı-beyaz-siyah zon) tedavi yaklaşımını belirler. Bu nedenle her menisküs yırtığı aynı şekilde tedavi edilmez.

Ne Yapılmalıdır?

Menisküs yaralanmalarının tedavisinde iki temel yaklaşım vardır: konservatif (cerrahi dışı) ve cerrahi. Yaralanmanın tipi, hastanın yaşı, aktivite düzeyi ve dizdeki diğer yapıların durumu göz önünde bulundurularak karar verilir. Küçük, stabil ve ağrısız yırtıklar genellikle konservatif yöntemlerle iyileşebilir. Bu yaklaşım; istirahat, buz uygulaması, dizlik kullanımı, ağrı kontrolü ve fizyoterapi programlarını içerir.

Cerrahi müdahale (menisküs onarımı ya da menisektomi) sonrası ise rehabilitasyon süreci devreye girer. Bu süreçte diz hareket açıklığının korunması, kas gücünün geri kazanılması, denge ve propriosepsiyon çalışmaları uygulanır. Özellikle cerrahi sonrası aşamalı yük verme, ödem kontrolü ve kontrollü egzersiz planlaması büyük önem taşır. Ameliyat sonrası dizin erken mobilizasyonu ve doğru fizyoterapi ile spora dönüş süresi kısalabilir ve yeniden yaralanma riski azaltılabilir.

Nelere Dikkat Edilmelidir?

Menisküs yaralanması geçirmiş bireylerin, diz eklemine aşırı yük bindiren aktivitelerden kaçınmaları gerekir. Ani yön değiştirme, sıçrama, çömelme, merdiven çıkma gibi dizin dönmesine neden olabilecek hareketler özellikle ilk evrede sınırlandırılmalıdır. Ayrıca uzun süreli hareketsizlik de kas atrofisine neden olacağı için erken dönemden itibaren uygun egzersizler planlanmalıdır.

 

İyileşme sürecinde diz çevresi kaslarının dengeli gelişimi çok önemlidir. Özellikle kuadriseps ve hamstring grubu kaslarının kuvvetlendirilmesi, dizin daha stabil olmasını sağlar. Kilo kontrolü, uygun ayakkabı seçimi, zemine uygun spor aktiviteleri ve ısınma-soğuma alışkanlıkları, menisküs sağlığının korunmasında kritik rol oynar. Fizik tedavi sürecinde sabırlı olunmalı, egzersiz programları aksatılmamalı ve uzman kontrolü devam ettirilmelidir.


Kaynak:

Beaufils P, Becker R, Kopf S, et al. Surgical management of degenerative meniscus lesions: the 2016 ESSKA meniscus consensus. Knee Surgery, Sports Traumatology, Arthroscopy. 2017;25(2):335–346. doi:10.1007/s00167-016-4406-9